---HERSEY GELİK İCİN--- Forum Ana Sayfa
KayıtAramaSSSÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş
İNTERNETTE DURUSTLUK

 
Başlığa cevap gönder    ---HERSEY GELİK İCİN--- Forum Ana Sayfa » ASK OYKULERI Önceki başlık
Sonraki başlık
İNTERNETTE DURUSTLUK
Yazar Mesaj
aadmin
MODERATOR
<B>MODERATOR


Kayıt: 15 Arl 2007
Mesajlar: 186

Mesaj İNTERNETTE DURUSTLUK Alıntıyla Cevap Gönder
İNTERNETTE DÜRÜSTLÜK

Beni okuyorsanız eğer, buralara kadar ulaştıysanız yani, sizin de bu ortamda dostluk ve sevgi aradığınızı ya da er geç arayacağınızı düşünüyorum...

Birbirimizi görmeden, tanımadan ve sadece "hissederek" yürüttüğümüz dostluk ilişkisi yaşamaımızdaki diğer ilişkilerden çok farklı gelişiyor..

Gerçek yaşamda önce fizikleriyle, giyim kuşamlarıyla, sonra da fikirleriyle ve yaşama görüşleriyle, zihinleriyle tanışırız insanların..

Oysa burada, sanal ortamda, önce fikirler ve görüşler ön plandadır, birbirimizi zihinlerimizle tanırız, severiz (ya da sevmeyiz) ve bazen de tanımak isteriz, görüşür tanışırız....

Değer verir, dost oluruz..

Çok sevdiğim bir şair ve filozofun, Halil Cibran'in sözlerini yazım süresince paylaşacağım sizlerle:
"Dostunuz size aklından geçenleri açıklarken ne -hayır-ı ne de -evet-i ona söylemekten korkmayınız. Ve o sustuğunda yüreğiniz onu dinlemeyi sürdürsün; Eğer dostun senin içindeki denizin alçalacağını bilmek zorundaysa, bırak yükseleceğini de bilsin.. Yalnızca zaman öldürmek için aranılan dost nedir ki ? O, sizin ihtiyacınızı karşılamak içindir, yoksa anlamsız boşluğunuzu değil.. Ve dostluğunuzun uyumunda bırakın kahkahalar yükselsin ve zevkler paylaşılsın..."
Bazen bu büyü bozulmasın diye, dürüst olamadığımız için, bu tanışmayı istemeyiz. Karşımızdakinin dürüstlüğü veya bizimki, bir şekilde kafamızda hep dürüstlüğü sorgularız, güvenmek isteriz yazılana, dostlarımıza....

Gerçekten o kişi mi...
Gerçekten böyle mi düşünür...
O mu gerçekten bizim etkilendiğimiz...
Sevgi duyduğumuz...
Yoksa yalan mı bize söyledikleri....
Yoksa...
Yoksa...

Bize sevgiden bahseden, yüce duyguları bayrak etmiş kişi, evinde eşini veya çocuklarını döven biri mi? En azından, insanları iddia ettiği kadar sevmiyor olabilir mi? Zaman içinde tanıdıkça kuşkular başlayacaktır...

Hiç kimse yalanı sürekli sürdürecek kadar zeki değildir...Ve hiç kimse de bu yalanlara sonsuza kadar inanacak kadar saf değil...

Dürüstlük, özgürlük demektir ve özgürlük kısıtlanmamalıdır asla...

"Özgürlüğünüz, kendisine vurulmuş olan zincirlerinden kurtulduğunda, daha büyücek bir özgürlüğe zincir olur..."

Sürdürmeye çalışacağımız yalan, hatırlamak zorunda olduğumuz uydurma kişilik en çok kendimizi rahatsız edecektir bir gün.....

İnsan karşıısındakini bir süre aldatabilir belki...

Hatta uzun bir süre de bunu devam ettirebilir...

Ama, kendini kandıramaz, bunu hep sürdüremez...

Sürdürürse, kişilik sorunları başlayacaktır, yarattığı kahramanı yaşatmaya çalışırken, kendisini yaralamış, hatta öldürmüş olabilir...

Ne kaybederiz oysa, ne olur boyumuz kısa veya uzun ise, zayıf veya şişman isek....
Sağlığımız yerinde veya değil ise...
Eksiklerimiz varsa...
Paramız olsa veya olmasa...
Veya o filmi görmemişsek, o şiiri duymamışsak....
Ya da o ülkeye gitmemişsek...
Sesimiz güzel değilse...
O konuya yabancı isek....
Söylediğimiz yaşta değilsek...
Manken-fotomodel bir kadın veya atletik vücuda sahip bir erkek değilsek..
Ya da yaşamaımızda olmadığını söylediğimiz birileri varsa...
Ne fark eder dostluk adına..
Yalanların esiri olarak yaşamak ve bir gün her şeyden kaçmaktansa, dürüst olmayı denesek dostlarımıza ve kendimize...
Yarattığımız dünyanın birgün başımıza çökmesindense....
Daha kötüsü, bir başkasının dünyasını yıkmaktansa....

"Tıpkı okyanusun sahilinde durmadan kumdan kaleler yapan ve sonra da bir vuruşta gülerek yıkıveren çocuklar gibi. Oysa sizler kumdan kaleler yaptıkça okyanus sahile daha çok kum yığmaktadır. Ve yaptığınız kaleleri yıktıkça okyanus sizlere gülmektedir..."

Kendine mükemmel bir kişilik yaratmak çok kolay..
Zor olan,olduğunu dürüstçe olabilmek.....
En acı gerçeğin bile en güzel yalandan üstün olduğunu hatırla....
Dürüstlük temelinde oturan dostlukların daha değerli ve uzun ömürlü olacağını ta içinde biliyorsun...
Unutma, uzun vadede dürüstlük her zaman galip gelecektir...
Kendini zor olsa da, acı olsa da, kabullen...
Çünkü sen biriciksin, çok değerlisin. Sonradan acısını çekeceğin hayalleri yaratma..

"Acınız, idrakinizi kaplayan kabuğun kırılmasıdır. Nasıl ki, bir meyvanın yüreğinin güneşi görebilmesi için kabuğunun çatlaması gerekir, acı da sizin için öyledir. Kalbinizi güncel yaşantınızın mucizelerine hayran tutabilseydiniz, acınız mutluluğunuzdan daha az görkemli olmazdı. Tıpkı tarlalarınızdan geçip giden mevsimler gibi, yüreğinizin mevsimlerini de kabul edebilseydiniz, Pişmanlık ve üzüntülerinizin Kış'ında çevrenize huzur içinde bakabilirdiniz... Acılarınızın çoğu kendinizce seçilmiştir. İçinizdeki hekimin hastalıklı benliğinizi tedavi amacıyla verdiği tatsız ilaçtır... Bu nedenle, içinizdeki hekime güvenin ve uzattığı devayı sükunetle ve yatışarak için.."

Karşındakine güvenmek istiyorsan, dürüstlük arıyorsan, önce kendini güvenilir kılmalısın. Bunun da yolu bir; acı da olsa, zor da gelse kendinle tanış ve bize seni sun..

Çünkü biz seni seviyoruz, klavyenin tuşlarındakini sahte dostu değil, sadece ve tam da şu halinle seni...ANLADIN SENBUNU DIME ..Y.....7


_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

10,01,2008, 17:20:10 Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
aadmin
MODERATOR
<B>MODERATOR


Kayıt: 15 Arl 2007
Mesajlar: 186

Mesaj YASAMA NASIL BAKARSAN. O DA SANA OYLE BAKAR Alıntıyla Cevap Gönder
Michael herkesin imrendiği bir insandı. Her zaman neşeliydi ve çevresine hep olumlu şeyler söylerdi. Birisi ona nasıl olduğunu sorduğunda, "Daha iyi olamazdım" diye yanıtlardı. Doğal bir motivatördü. Eğer çalışanlardan birisi iş yerinde kötü bir gün geçirmişse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarına bakmasını söylerdi. Michael'in bu tarzı beni çok meraklandırdı ve bir gün Michael'in yanına gidip "Anlamıyorum!" dedim. "Her zaman nasıl bu kadar pozitif biri olabiliyorsun? Bunu nasıl yapıyorsun?"

Michael sorumu şöyle yanıtladı:

"Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki, 'Bugün iki seçeneğin var: Ya iyi bir ruh durumunda olabilirsin ya da kötü bir ruh durumunda, seçimini yap.' Ben de iyi bir ruh durumunda olmayı yeğliyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim. Ben de bir şey öğrenmeyi yeğliyorum. Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu yalnızca dinleyebilir ya da yaşamaın olumlu taraflarını gösterebilirim. Ben de ikincisini yeğliyorum."

İtiraz ederek, "Hayır bu kadar da basit değil" dedim.

"Evet bu kadar basit" diye yanıtladı ve devam etti:

"Yaşama seçeneklerden oluşur. Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında her durumun bir seçenek olduğunu görürsün. Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin. İnsanların senin ruh durumunu nasıl etkileyeceğini kendin seçersin. Nasıl bir ruh durumu içinde olacağını kendin seçersin. Yaşamaını nasıl yaşayacağın da senin seçimine bağlıdır."

Michael'in söyledikleri üzerinde uzun uzun düşündüm. Bir süre sonra çalıştığım yerden ayrıldım ve onunla ilişkim kesildi, fakat yaşama hakkında bir seçim yapacağım sırada sık sık onu ve yaşama bakış biçimini düşündüm.

Birkaç yıl sonra, Michael'in ciddi bir iş kazası geçirdiğini duydum. Onsekiz saatlik bir ameliyat ve yoğun bakımdan sonra, Michael sırtına yerleştirilmiş demir çubuklarla hastaneden taburcu edilmişti. Kazadan 6 ay sonra Michael'i gördüm. Kendini nasıl duyumsadığını sorduğumda beni, "Daha iyi olamazdım, yara izlerimi görmek ister miydin?" diyerek şakayla karışık bir biçimde yanıtladı. Önerisini reddettim, ama kaza sırasında beyninden neler geçtiğini kendisine sordum.

Michael, "İlk aklıma gelen şey yeni doğacak kızımın sağlığı oldu" dedi. "Yerde yatarken iki seçeneğim olduğunu düşündüm. Ya yaşayacaktım ya da ölecek. Ben yaşamayı yeğledim.

"Korkmadın mı? Bilincini kaybetmedin mi?" diye sordum.

"İlkyardım görevlileri bana sürekli düzeleceğimi söylediler" dedi. "Fakat hastaneye getirildiğimde, doktorların hemşirelerin yüzlerindeki ifadeyi görünce gerçekten korktum. Gözleri adeta benim öldüğümü haykırıyordu. O anda bir şeyler yapmam gerektiğini anladım."

"Ne yaptın?"

"İri cüsseli bir bayan hemşire bana sürekli sorular soruyordu. Benim herhangi bir şeye karşı alerjim olup olmadığını sordu. 'Evet, yerçekimine karşı alerjim var' diye bağırdım. Gülüşmeleri üzerine onlara dedim ki, 'Ben yaşamayı seçiyorum. Beni ölü biri gibi değil canlı biri gibi ameliyat edin!"

Michael hem doktorlarının yeteneği, hem de inanılmaz tavrı sayesinde yaşamayı başardı. Her gün yaşamaı dolu dolu yaşamak için seçme hakkımız olduğunu ondan öğrendim. Yaşama olan tavır ve bakış açımız herşeydir. Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün. Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır. Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır...

Sizde michael gıbı hayatınıza ıkı secenek verın "ıyı" "kotu" bunu sız secebılırsınız.ALLAH insanları dıer canlılardan ayıran ozellık olarak akıl ve dusunmeyı vermıs her canlı dusunemez aklını kullanamaz insanlar aklını kullanabılırler.


_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

10,01,2008, 17:31:04 Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Önceki mesajları göster:    
Başlığa cevap gönder    ---HERSEY GELİK İCİN--- Forum Ana Sayfa » ASK OYKULERI Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap: 
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız




****** Personel İletişimi******

*** ............. ***

* * *ADMINIMIZ* * *

***.. :::GENC_067::: ..***

***...
...BU DELI GONUL SANA ASIIIKKK...***




Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Design by Freestyle XL / Music Lyrics.Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.037